Sayfalar

5 Şubat 2013 Salı

Satılık


Satılık

   Her kimin hayallerini inceleyecek olursak, hangi kesime bakacak olursak, karşımıza hep belli başlı olan bir takım konular gelmektedir. Bunlara başlıca göz gezdirdiğimiz zaman,  mutlu bir aile kurmak en baştaki yerini almaktadır. Hangi genç kız bembeyaz gelinliğiyle sevdiği adamla birlikte endi evine girmek istemez? Ya da bu durumun erkek tarafını düşünecek olursak, sevdiği kadını evine karısı olarak getirmek hangi ereğin istemeyeceğiz bir şeydir? İşte her zaman bu hayallerin birleştiği bir nokta bulunmaktadır. Doğup büyünen, yaşanan ya da sonradan yerleşilmiş olan hangi il olursa olsun, her yerde farklılık gösteren bu önemli detay; içinde beraber yaşam geçirilecek olan evlerdir. Günümüzde gelinmiş olan noktaya bakılacak olursa, artık bu konu olmazsa olmazların en başından kendine yer almıştır.



   Genelde bu konu maliyetli olduğu için de hep kurulan hayallerin içinde yer almaktadır ve her zaman bu amaca ulaşmak için bir takım fedakârlıklar göstermek mecburidir. Tabii ki bulundukları bölgedeki konumlarına göre, cephelerine göre, varsa manzaralarına göre ve böyle daha birçok konuya göre bu evlerin fiyatları büyük farklılıklar gösterebilmektedir. Bu maddeleri ve çok daha fazlasını da hesaba katacak olduğumuz zaman satılık ev çeşitlerini çok farklı şekillerde kategorilere ayırmamız mümkündür.

   Günümüzde yeniden oluşuma giren konutların yapısını incelediğimiz karşımıza öyle akıl almaz yapılar öyle göz kamaştırıcı modeller gelmektedir ki, haliyle bu konu çoğu kesim için ulaşılmaz olarak görülmektedir. Hatta yine birçok kesim tarafından yıllar boyunca bin bir çeşit zorluklarla farklı iş türlerinde çalışıp bir kenarda biriktirilmeye çalışılan paralar, emeklilik dönemine kadar, bazen sosyal aktivitelerden, bazen giyimden, bazen de beslenme gibi konulardan yapılan fedakârlıkla yeterli seviyeye ulaşıp satılı bir eve sahip olunmaya çalışılır. Ülkemizin büyük çoğunluğunu incelediğimiz zaman aynı durumla karşılaşmamız kaçınılmaz bir gerçektir. Bu yüzden de bir eve sahip olabilmek, herkes için çok önemli bir konudur. Bunların yanı sıra satılık olan konutlarla yatırım amaçlı olarak da ilgilenenlerin sayısı azımsanmayacak seviyededir. Esasında şöyle genel hatlarıyla bir bakacak olursak, bu durum oldukça doğru bir hamle olarak görünmektedir. Değer kazanacak bölgelerden alınan evler, bir süre sonra alınan fiyatların çok daha büyük değerleriyle emlakçılara satılık olarak ilan verilmektedir.

   Özetle, gerek ihtiyaç durumu için, gerek de yatırım amacı için, satılık ev konusu çok büyük bir öneme sahip olmaktadır ve insanlar yaşamlarını sürdürdükleri  zaman boyunca bu önemini aynı ölçüde korumaya devam edecektir.

Sahibinden

Sahibinden

   Konut ya da herhangi bir gayrimenkulün gerek satın alınma işlemi olsun, gerek de kiralama işlemi olsun bir takım önemli unsurlar bulunmaktadır. Bu önemli unsurların da içinde, elbette yapının büyüklüğünün, içinde bulunduğu alanın, tabii ki fiyatının ve birçok faktörün büyüklü küçüklü rolleri bulunmaktadır. Bir de bunların yanı sıra eskiye nazaran daha yaygın olarak bilinmeye başlansa da, halen çoğu kişi tarafından bilinmeyen bir durum daha bulunmaktadır. Bahsettiğimiz bu durumu, evin satılma şeklindeki farklardan yola çıkarak gösterebiliriz. Sahibinden ev ya da herhangi bir emlak şirketinin satılığa çıkartmış olduğu ev… Eğer satın alınmak ya da kiralanmak istenen bir ev varsa, bu evin sahibinden olması gelen talepleri ciddi oranda arttırmaktadır. Bunun belli başlı bazı nedenleri varken, en büyük neden esasında bir alışkanlıktan ibaret gibi görünmektedir. Geçmişten içinde bulunduğumuz zamana kadar her satım ya da kiralama işlemlerinin emlak şirketleri ya da herhangi bir aracı olmadan yani sahibinden yapılması, bu durumu olmazsa olmazların arasına koymuştur.

   Oysa emlakçıdan ev satın alma işlemiyle sahibinden ev satın alma arasında düşünüldüğü üzere öyle ciddi farklar bulunmamaktadır. Sadece fiyat yönünden bir miktar komisyonu emlakcı talep etmektedir. Fakat bu küçük ayrıntının yanında daha birçok kolaylık da hem satımı yapan hem de konutu alan kişi için emlakcı tarafından sağlanmaktadır. Göstermiş olduğumuz bu sebeplerden dolayı, emlakcıdan satış ve sahibinden satış işlemleri arasındaki fark olduğunu dair düşüncenin değişmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Bunların yanı sıra bir de piyasayı iyi bilen kişilerin yaptıkları ticaret şekli bulunmaktadır. Özellikle bu işi yatırım olarak gören, en düşük ücrete alıp olabildiğince yüksek rakamlara satan kişiler, emlakcıdan satın alma işleminin kolaylığını, sahibinden satın alma işleminin fiyat uygunluğuyla birleştirmektedirler.

   Genel olarak bu durum, piyasadaki bir takım emlak şirketlerinin incelenip aranılan özelliklere en uygun olan evin bulunmasıyla başlar. Daha sonra emlakçıya evini satması için veren tap sahibi bulunur ve aradaki komisyon farkı kaldırılır. Emlakçıyı aradan çıkartma olarak da adlandırılan bu sistemin ne kadar etik olduğunu elbette tartışmaya bile gerek yoktur! Fakat buna rağmen bu olayı uygulayan büyük bir kitlenin olduğu malumumuzdur.
    Tüm bu söylediklerimiz ışığında, emlakçıdan bir konut satın almanın da esasında sahibinden alma olarak nitelendirilebileceğini çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz. Ayrıca bazı uğraştırıcı detaylar da bu sayede ortadan kaldırılmakta ve rahat bir satım – alım işi gerçekleştirilmektedir.

                

Kiralık


Kiralık

   Ülkemizin gelir durumu ve bölgelere göre görülen farklılıklar incelendiğinde bazı lüks olarak ifade edebileceğimiz durumlar karşımıza çıkmaktadır. Lüks olarak ifade edilmese bile, en iyimser söyleme şekliyle; sahip olmak için büyük çaba gösterilmesi gereken ve zamana ihtiyaç olan durumlar… Elbette ki başta da söylemiş olduğumuz gibi, ülkemizde gelirler ve yaşama şekillere bölgelere göre farklılıklar gösterdiği için istisnalar her zaman için bulunmaktadır. Her ne kadar artık eskisi gibi zorluğu kalmamış olsa da, çeşitli kolaylıklar sağlanmış olsa da, halen ulaşılmak için en çok çaba gösterilen ve hemen hemen herkesin ortak gayesi olan bu konu ev sahibi olabilmektir.






   Bir de bu durumun gerçekleşmedi ve çok sık karşılaştığımız diğer bir durum vardır tabii ki. Ev satın almaya maddi olarak gücü yetmeyen ya da zaman sorunundan dolayı ev alamayan kişiler; örneğin iş için sürekli seyahat etmek zorunda olanlar kiralık evleri tercih etmektedirler. Ne yazık ki, üzülerek belirtmek gerekirse; kiralık evi isteyerek tercih edenlerin sayısına oranla, maddi zorluklarla mecbur kalarak bu ev tipine yönelen kişilerin sayısı hayli fazladır. Eğer bir örnek verecek olursak; farklı bir ilde üniversite eğitimine devam eden bir genç için kiralık ev birkaç arkadaşıyla beraber kira ödemesi için son derece uygun bir yapıya sahipken; asgari ücretle bin bir zorluklarla geçinmeye çalışan bir aile için her ay yüksek kira bedeli ödemek oldukça zor bir durumdur.

   Kiralık ev alımında da yine herhangi bir evi satın alır gibi karşımıza çok farklı fiyat aralıkları çıkabilmektedir.  Örneğin biraz önce yazımızda işlediğimiz öğrencilerin grup halinde ortak kira verdikleri evler, bu tip evler genel olarak kampüs tarafına yakın olma özelliği taşırlar ve fiyat olarak normal evlerin çok daha üzerinde bir meblağları vardır. Ama bunun yanında kiracı gençlerin eve verdiği zararlar ve komşuları etkiledikleri çeşitli rahatsızlıklar da zaman zaman karşımıza çıktığı için iki durumun birbirini dengelediğinden bahsetmemiz mümkündür. Göstermiş olduğumuz bu örnekler ve daha birçok örneklerden yararlanarak, kiralık eve sahip olmanın da günümüzde en az bir evi satın almak kadar detaylı ve prosedürlü olduğunu ifade edebiliriz.

Ev


Ev

   Tarihin hangi safhasını bakarsak bakalım, insanların barınma ihtiyaçları ile her zaman karşılaşırız. Küçüklü, büyüklü, katlı ya da bahçeli… Bazen çok kaliteli yapıya sahip olan, geniş geniş odaları bulunan, bazen bodrum katlarda olan, bazen de küçük ama oldukça sevimli görünümlere sahip olan tüm bu yapılarda amaç hep aynıdır; az önce de bahsetmiş olduğumuz gibi, barınmak. Evet, temel amaç barınma gereksinimi olmaktadır. Günümüzün tarihi bilgi kaynaklarıyla ulaştığımız izlenimlerde bile ilk insanların yaşamlarındaki barınma ihtiyaçlarını mağara ya da benzeri gibi yapılara sahip olan yerlerde karşıladıklarını görmekteyiz. 







   Bu durum böyle eski bir geçmişe sahipken şimdi hiç tereddütsüz tüm insanlığın en büyük gereksinimi olmasını yadırgayamayız aslında. Bunun yanında elbette teknolojinin zaman içerisinde gösterdiği değişim ve gelişimle beraber bahsetmiş olduğumuz barınma şekillerinde de paralel bir değişim söz konusu olmuştur. İlk olarak bu durumlarda sadece dışarıdaki etkilerden korunma ile başlayan bu evrede sonradan görünümün ve rahatlık gibi kavramların da ortaya çıkmasıyla birlikte, başlı başına çok önemli bir konu haline dönüşmüşlerdir. İşte bahsettiğimiz gibi insanların hem içinde rahat ettikleri, hem de barındıkları bu yapılar genel isimleriyle ev olarak adlandırılmaktadır.

   Ev, her neresinden bakarsak bakalım insanlık için çok büyük bir öneme sahiptir, hatta bu kültür için bir çığır bile diyebiliriz! Tüm bu anlattıklarımızın yanı sıra, en az onlar kadar önemli olan daha birçok konu bulunmaktadır. Bunları incelediğimiz zaman evlerin aslında bizler için ne kadar büyük bir öneminin olduğunu daha net görüp çok daha iyi bir şekilde anlayabiliriz. Tam bahsettiğimiz bu konuyla birebir uyumlu olarak mahremiyet duygusunu işleyebiliriz. Özel yaşam olarak ifade edilen her şey, tabiri caizse dört duvar arasın, yeni evde gerçekleşir. Kavgalar, sevmeler, tartışmalar, hüzünler, sevinçler, mutluluklar… Kısacası bir ailede yaşanabilecek her şeyin şahididir içinde yaşanan ev. Bu sebeplerden dolayı kutsal olarak görüldüklerinden bile bahsedebiliriz.

   Elbette evin insanlık için önemini birkaç cümleyle bitiremeyiz. Hayatımızın her anında var olan bu yapılara sahip olmak için, gerek kiralık olması suretiyle, gerek de satın alarak sahip olunmaktadır.  Bu durum, teknoloji bize eve gerek kalmayacak durumlar gibi akıl almaz olaylar sunmazsa çok daha uzun süre insanların en önemli konusu olarak gündemde kalacaktır. 

Daire


Daire


     Teknoloji geliştikçe insanların alışkanlıkları ve yaşama şekilleri de doğal olarak değişmektedir. Önceleri yabancı olarak görülen durumlar zamanla birebir içinde bulunduğumuz durumlara dönüşebilmektedir. Ya da bu durumun tam dersinden de bahsetmek mümkün, önceleri birebir içinde yaşadığımız durumlar zamanın yıkıcı değişimiyle beraber bizlere yabancı gelebilmektedir. Ama yine de birçok konuda olabileceği gibi bu konuda da istisnalara rastlamak mümkündür. Bahsetmiş olduğumuz bu olaylara verilebilecek listeyi düşündüğümüz zaman karşımıza hayli kabarık bir sıralama çıkabilir; kimi uzaktan da olsa alakası olan, kimi de birebir bu konuyla alakalı olan.







   Bu örneklerden anlattığımız olaylar zincirine en çok uyan bir tanesini seçip üzerinde duracak olursak; bu konu zamanla değişmiş olan barınma şekillerimiz olacaktır. Fazla değil şöyle 50 – 60 yıllık bir geçmişten günümüze kadar olan değişim bile incelendiği zaman, gerçekten de ne kadar büyük farklılıklar ortaya çıktığını çok rahat bir şekilde gözlemleyebiliriz. Yakın geçmişe kadar insanların konakladıkları evlerin çoğunluğu müstakil olarak tabir edilen, kimi zaman bahçeli, kimi zaman tek katlı yapılar olurken, kimi zaman da en fazla iki katlı yapılar olmaktaydı. Fakat artık çok farklı bir sistemin içinde kendimize yer edindik. Bahsettiğimiz tüm bu yapıların yerini daire ismi verilen, çok sayıdaki katın içinde birden fazla yapıda olan evler aldı.


   Elbette önceki yaşanılan evler ile daireler incelendiği zaman çok büyük farklar olduğun rahatlıkla söyleyebiliriz. Eski müstakil evler mi yoksa günümüz apartman daire çeşitleri mi? Bu soruya verilecek cevaplar çok göreceli olabilir. Kimi apartman dairelerinin rahatlığına, görsel zenginliğine mest olup bu yapıları seçerken, kimi de eskiye duyulan sıcaklık ve özlemle beraber müstakil evleri tercih edebilir. Fakat her ne olursa olsun, artık apartman dairelerinin eskiye göre yaşama şeklini oldukça kolay hale getirdiğine kimse karşı gelmemelidir. Özellikle de şehirleşmenin pek fazla görülmediği, kırsal bölgelerdeki mutfağı lavabosu dışarıda olan, hiç de sağlam olmayan yapılar düşünüldüğü zaman;  apartman dairelerinin öncelikli tercih sebebi olmasını sağlayan artıların eksilerden çok daha fazla olduğunu çok rahat bir şekilde görebiliriz.